İlçeler

Ardanuç

e-Posta Yazdır PDF

ARDANUÇ

Tanrısal çığlığın üflendiği toprak, burası…
Varsa dünyada cehennem bu; Cehennem Deresi.

Hasan Çelebi

SI851492aA

 SI851501aA

ARDANUÇ’UN TARİHİ

Hazırlayan: Tuncer BAYIK
Tarih Öğretmeni

Ardanuç Karadeniz Bölgesinin Doğu Karadeniz bölümünde yer almaktadır.Ardanuç,yönetim bakımından Artvin iline bağlı olup,il merkezine uzaklığı 35 km. dir. Ardanuç ilçesi;Kuzeyden Şavşat ilçesi,doğudan Ardahan ili ve Göle ilçesi,güneyden Erzurum ili ve Yusufeli ilçesi,batıdan ise Artvin ili ile sınırlanmıştır.

İlçe merkezi ise;kuzeyden Tütünlü ve Beratlı köyleri, doğudan Kızılcık ve Harmanlı köyleri,güneyden Sakarya Köyü, batıdan ise Ferhatlı Köyü ile çevrilidir.

Ardanuç ilçe merkezi doğusundaki Yalnızçam Dağlarından kaynaklanan Ankliya deresinin Aydın deresi ile birleştiği yerde yer almaktadır.Ardanuç'un batı tarafında Türkiye'nin en büyük kalyonu olan dünya sıralamasında da önemli yer tutan "Cehennem Deresi"bulunmaktadır.

Bu ilçe merkezinde konutlar genelde alüviyal düzlükte ve bu düzlükten itibaren yavaş yavaş yükselen bir yamaç üzerinde kurulmuştur.

Ardanuç yerleşim alanının yükseltisi yaklaşık olarak 470-670 metreleri arasındadır.2000 yılı genel nüfus sayımına göre genel nüfusu 14.477,ilçe merkezinin nüfusu ise 5.278'dir.Ardanuç'ta nüfusa kayıtlı insan sayısı 40071'dir.Resmi rakamlara göre genel nüfusun %65'i dışarıya göç etmiştir.

Ardanuç'ta halkın başlıca geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Ayrıca yörede yapılan ormancılıkta halkın geçim kaynakları arasında yer almaktadır.Coğrafi yapısından dolayı tarımsal faaliyetlerticari olmaktan ziyade halkın kendiihtiyaçlarını karşılamak şeklindedir.Karadeniz bölgesinde yer almasına rağmen ilçede genel olarak karasal iklim hakimdir. İlçenin yüzölçümü 969 km2,rakımı ise 475'dir.

Önce Gevhernik sonra da Ardanuç ve Akçakale adını alan, zaman zamanda Ada kale olarak bilinen içemiz tarihi, arkeolojik bulgulara göre M.Ö. X - VIII bin yıllarına kadar uzanıyor.

Tarihi çeşirli deöenmlerinde gerek doğu-batı geçiş bağlantıları gerekse kalesinin sağladığı avantajlar sayesinde krallıklara başkentlik yapmıştır.

Adanuç ve çevresinde yerleşmenin başlangıcı M.Ö. 2000'li yıllarda Hurriler ve Mittanilere dayanmaktadır. Ardanuç ve çevresi kayıtlara ilk olarak Urartukar zamanında geçmiştir. Urartulardaki "Güneş Tahrısı" Ardi 'nin adına tapınaklarla ilgisi olabileceği zannedilmektir.

Urartulardan sonra İskitler hakimiyet kurmuşlarıdır. Ünlü İskit hükümdarı Efrasyab (Alp Er Tunga) zamanında federasyon kurulmuştur. Daha sonra sırasıyla M.Ö. 150'de Arsaklılar, 536' Bizanslılar Ardanuç 'a hakim olmuşlardır. Bizans kaynaklarından Ardanuç'tan "Kalmak" diye bahsedilmektedir. Bizans'tan sonra Bagratlılar. Ardanuç'ta ünlü Bagrıtlı kralı "Aşut'un kulesi" kalmıştır. Ardanuç 744 yılında Bagratlı Krallığının başkenti olmuştur.

Ardanuç’ta 1267-1678 yılları arasında Kıpçakların Ortodoks Atabekler Hükümeti varlık sürdürdü. Yapılan araştırmalar yöre insanlarının menşeinin Kıpçaklara bağlı “Meshet Türkleri’ne “(Ahıska) dayandığı ifade edilmektedir. Ardanuç kısa bir sürede Moğol işgali altında kalmıştır.

Osmanlı Devleti’nde Kanuni Sultan Süleyman döneminde, Erzurum Beylerbeyi Çerkez İskender Paşa tarafından 1551 yılında Ardanuç fethedildi. Iskender Paşa Ardanuç’ta Akkoyunlulardan kalma eski bir caminin kalıntılarını onarttırarak buraya bir boyahane ile 61 dükkan vakfeylemiştir.

Ardanuç bu dönem sancak merkezi yapılmıştır. Ayrıca İ.Paşa Ardanuç’tan Kanuni Sultan Süleyman’a bir adet çok değerli “lal kadeh” göndermiştir.

93 harbine kadar Osmanlı yönetiminde kalan Ardanuç 1878 Berlin antlaşması ile Rusya’ya terk olunmuştur. 40 yıl Rusya idaresinde kalan yöremiz sıkıntılar geçirmiş ve bu dönemde halk göçe zorlanmıştır. (nüfusu değiştirmek için) 1917 yılındaRusya’da çıkan Bolşevik İhtilali sonrası 1918 Brest Litovski Antlaşmasıyla İşgal altındaki yerler tekrar ana vatana kayılmıştır.

30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşmasıyla İngilizler tarafında işgal edilen yöremiz, Ermenilerin kanlı eylemlerine sahne olmuştur. Yörede yaşanan sıkıntılar şairler ve ozanlar tarfından da dile getirilmektedir. Ardanuçlu ozan Efkari durumu şöyle ifade ediyor.

“Saltanat elinden yurt kayboldu
Ağlasak ne olur, gülsek ne olur
Dinleyen yok dava, ret kayboldu

Yaşasak ne olur, ölsek ne olur ’’


15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa emrindeki kuvvetler Ermenilerle yaptığı savaş sonunda 3 Aralık 1920 Gümrü Barış antlaşmasıyla Misak-ı Milli sınırlarına ulaşıldı.

Kısa süreli Gürcü işgali ardından TBMM’nin girişimleri ve Deli Halit Paşa emrindeki kuvvetlerle işgal 23 Şubat 1921’de sona erdirildi. 7 Mart 1921’de resmi kuvvetlerin gelmesi ile Ardanuç resmen ebedi olarak Anavatana katılmış oldu.

Ardanuç1 Ağustos 1945 tarih ve 4769 sayılı kanunla Artvin iline bağlı ilçe olmuştur.


ARDANUÇ’UN KÖYLERİ:

Akarsu, Anaçlı, Avcılar, Aydınköy, Aşağıırmaklar, Aşıklar, Çakıllar, Çıralar, Örtülü, Ballı, Bağlıca, Beratlı, Bereket, Boyalı, Bulanık, Cevizli, Ekşinar, Ferhatlı, Gökçe, Güleş, Gümüşhane, Geçitli, Hamurlu, Harmanlı, Hisarlı, Kapıköy, Karlı, Kaşıkçı, Konaklı, Kutlu, Kızılcık, Müezzinler, Meşeköy, Naldöken, Ovacık, Peynirli, Sakarya, Soğanlı, Tütünlü, Tepedüzü, Torbalı, Tosunlu, Ustalar, Yolağzı, Yolüstü, Yukarıırmaklar, Zekeriyaköy, İncilli.

 

 

 

Son Güncelleme ( Çarşamba, 10 Mart 2010 23:20 )
 

Arhavi

e-Posta Yazdır PDF

ARHAVİ

 Yakışır, Arhavi hep kendine seçsin iyiyi,
Boyasın yağmuru ortancaların pembeliği.

Hasan Çelebi

DIA_018-0472A

ARHAVİ'NİN TARİHİ

Kafkasya ve Doğu Karadeniz Bölgesi, MÖ dönemlerden beri çeşitli kültür ve uygarlıklara yurt olmuştur. Arhavi halkı ve coğrafyası da bu tanımın içerisindedir. Lazları da içine alan Kolheti kültürü bunlardan birisidir.

 

Kolheti ismi, tarihi süreç içinde siyasi bir birliğin adı olarak ortaya çıkmış, egemen olduğu coğrafyaya da kendi adını vermiştir. Lazlarla çok yakın ilişkisi bulunan Kolheti Krallığı, bu özelliği konumuzun özünü oluşturmaktadır.

Gerek coğrafi bir terim ve gerekse siyasi bir özne olarak tarihte, Kolheti ismi değişik dillerdeki fonetik özellik ve telaffuz ayrılıkları nedeniyle, Kolh, Kolheti, Kolkis, Kolhida... ve benzeri olarak on iki çeşit yazılan ve söylenen bir isim olmuştur.

Önce bu on iki çeşit isimle literatüre geçmiş Kolheti’nin Laz terimi ile olan ilişkisine bir göz atalım. Bizanslı tarihçi Prokipus “ Eskiden kullanılan Kolh adı, Laz adı ile değiştirilmiştir” diyor.( 6. Yüzyıl Priskos, Bella Cotli ve Savaş Tarihi 11, 17) Yine Bizanslı Agastias da, çok eski çağlarda Lazlara, Kolh deniliyordu diyor. (6. Yüzyıl Bizans Tarihçisi Agastias 1, 3) Öyle ise tarihte, Kolheti’nin (on iki yazılışından biri ile) geçtiği her metin, Lazlardan veya Lazlarında içinde bulunduğu siyasi birlikten bahsediyor demektir.

Şimdi de Kolheti’nin neresi ve kimlere ait uygarlık olduğu konusuna değinelim: Kesin bir çizgi ile belirtmemiz mümkün olmamakla beraber Kolheti, Kafkas Dağları’nın güney eteklerinden başlayıp Trabzon’a kadar uzanan, doğuda Suram eteklerine kadar varan bir bölgenin adıdır. İsminin tarihi süreç içerisinde, üzerinde kurulmuş bulunan Kolheti Krallığından geldiği kesindir. Kolheti Krallığı’nın orijini, eldeki mevcut kaynak ve arkeolojik bulgulara göre MÖ 12-11. Yüzyıllardır izlenebiliyor. Başlangıçta iki halk grubunun oluşturduğu, bilahare birçoklarının dahil olduğu ve eleştirdiği bir uygarlıktır. İlk dönemlerde krallığın halkını Egrisililer (laz) ve Abhaz-Abazalar oluşturuyordu. (George Amicba’nın Doçentlik tezi, Orta çağda Abhazlar, Lazlar) Ancak, Ergisi(LAZ) ve Abhaz-Abaza isimleri, devletin belirleyici simgesi olarak hiç kullanılmamış, bütün kaynaklarda devletin on iki çeşit yazılışı ve okunuşu olduğunu anlattığımız Kolh, Kolheti, Kolhida, Kolkis... Krallığı olarak anılmıştır.

Milat yıllarında, Trabzon’a kadar olan bölgeye, Kolheti halklarından bir Megrel-Laz göçü olmuştur. Milattan sonraki ilk yıllarda da Romalılar bu Krallığı Egrisi(laz) soyundan gelen krallara devretmişler ve Kolheti Krallığı’nın ismini Lazika Krallığı’na dönüştürmüşlerdir. İşte bundan sonra Laz ismi tarih sayfalarına girmiştir. Bu ismin, yani Laz isminin ilk kullanıldığı eser, 79 yılında Romalı müellif Plinius’un “Naturalis Historia” adlı eseridir.

Lazika Krallığı ismi ortaya çıkmadan önceki dönemlerde Kolheti Krallığı veya on iki çeşit isminden biri söylendiği zaman halk olarak ya Egrisislerden (Laz) veya Ab haz-Abazlardan bahsediliyor demekti. Bilahare de Çerkesler, hatta İskitler bu uygarlığa dahil olmuşlardır. Gürcülerin Kolheti Uygarlığına dahil olmaları Çerkes ve İskitlerden ve de Lazika Krallığı’nın çıkmasından çok sonradır. Gürcüler 483 yılında Laz ülkesine Perslerden kaçarak göç etmişler ve Lazlarla ilk defa bu göç sebebiyle tanışmışlardır. Gürcülerin bu uygarlık içinde en hakim halk öğesi olarak Krallığın başını çekmeleri, çok sonra, 11 ve 12. Asırlarda olmuştur.

Lazcada –ka takısı, küçüklük, yavruluk, özlük, pratiklik gibi içten birkaç anlatımı kapsar. Mamalika, Xocika, Kuxraka kelimelerinde olduğu gibi bu takının, devrinin Roma lehçesinden alınmış olması çok muhtemeldir. Çünkü Kolheti Krallığı, Roma gibi dev bir imparatorluğun kuzey-doğu hududunda bir krallık iken, Roma tarafından kendisine sınır krallığı (vasallık) yüklenen ismi de Lazika Krallığı’na dönüştürülen, Roma’ya göre küçük bir krallıktır. Bu yüzden laz ismine bir –ka takısının eklendiği ve isminin, Lazika Krallığı’na dönüştürüldüğü anlaşılmaktadır. 5. ve 6. Yüzyıllarda Bizanslılarla Perslerin hemen her seferinde, Lazlarında bazen bir yanda bazen öbür yanda göründükleri büyük mücadelelerine şahit olmaktayız. Bu mücadelelerin getirdiği sosyal, politik ve askeri sebeplerle, Lazlar ikiye bölünmüşler, Rion nehri civarındakilere de Megrel, Çoruh nehri civarındakilere de Laz denilmiştir.

Boş kalan bölgeye, 483 yıllarında Perslerden kaçan, kaçtıklarına yukarıda değindiğimiz ve bilahare de Arap istilasından kaçan Gürcüler yerleşmişlerdir. Böylece de bugün Acara-Gurya denen bir ara bölge oluşmuştur.

 Çağımızda kardeş olan iki halktan Hristiyan olarak Megreller’in Kafkasya’da, Müslüman olarak da Lazların Doğu Karadeniz’de yaşamlarını sürdürmelerinin kökeninde bu tarihi olay yatar.

Arhavi halkının, Laz kökenli, yani otokon olanlarının soyu, Çoruh vadisi orijinli Laz kökündenü gelir. Bilahare Osmanlı yönetimine girmişler ve Müslüman olmuşlardır. Günümüzdeki Arhavi ilçesi köyleri ve Hopa çevresinde bu sırada Osmanlı yönetimine alınmıştır. Fatih torunu Yavuz Sultan Selim Padişah olmadan önce Trabzon’da vali olarak bulunmuştur. 1510 yıllarında Yavuz Sultan Selim Arhavi üzerinden geçerek Batum’un yanındaki Gönye kalesini feth etti. Böylece Gönye sancağı kurulmuş Arhavi çevresinde bir nahiye olarak Hopa ile birlikte sancak örgütüne bağlanmıştır.

1877 (93 harbinde) yılından önce Batum ve havalisi Türklerin elinde bulunduğu zamanlarda Arhavi, Göney mu tasarrufluğuna bağlı ve idari teşkilatı ilçe olarak yer almış, ilçe merkezinde bugünkü kale (Kabisre) mahallesi iken, 1877 (93 harbinde) yılından sonra Batum ve Gönye havalesinin Rusların eline geçmesinde sonra Arhavi Trabzon İline bağlı Rize mu tasarrufluğuna bağlanmıştır. Bu tarihlerde Hopa ve Fındıklı ilçelerine bucak alarak Arhavi’ye bağlı iken 1900 yıllarında iktisadi sebeplerden dolayı, Hopa ilçe olmuş Arhavi bucak olarak Hopa´ya bağlanmıştır. 1936 yılında Hopa ilçesi Artvin’e bağlanınca, Arhavi bucağında Artvin’e ek olmuştur. Arhavi 1 Haziran 1954 yılında tekrar ilçe haline getirilmiştir. Bugün de Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal vatandaşı olarak tarihsel varlıklarını sürdürmektedirler.

 

ARHAVİ'NİN KÖY MUHTARLARI

KÖY MUHTARI TEL GSM
A.ŞAHİNLER A. HİKMET YYILMAZ 3124573  0539 427 0136
ARILI HACI BAĞDAT 3124493  0538 260 4797
BALIKLI İHSAN KURDOĞLU 3127600  0533 451 0865
BAŞKÖY HÜSEYİN DİNDAR 3123186  0539 438 7901
BOYUNCUK SÜLEYMAN KARATAŞ         3412202  
DERECİK HÜSEYİN ÇAĞ 3312220  0533 230 3902
DEREÜSTÜ R.PAŞA YILMAZ 3124815 0535 448 4844
DİKYAMAÇ İDRİS NUMANOĞLU 3125289  0536 787 2484
DÜLGERLİ MEHMET YILMAZ 3412206  0536 787 2484
GÜNGÖREN NAFIZ ÜÇÜNÇÜ 3123201   0542 536 8235
GÜRGENCİK SEYFETTİN KAZANCI 3124920   0535 675 6021
GÜNEŞLİ OSMAN NURİ KURU 3125489   0535 518 4838
KAVAK HASAN KARABULUT 3212384  0537 237 2666
KEMERKÖPRÜ MEHMET ERMİŞ 3122059  0532 454 0987
KESTANEALAN ALİ RIZA ATABAY 3312197  0532 500 3670
KİREÇLİ SEBAHATTİN ÖZTÜR 3125960   0532 735 0238
KÜÇÜKKÖY YAŞAR KILIÇ 3125666  0538 334 9173
KONAKLI M.ŞAHİN GEDİK 3212459  0532 404 4807
SIRTOBA ALİ KURU 3125702  0535 600 8408
SOĞUCAK YUNUS FİTOZ 3122689  0542 593 3039
ŞENKÖY MEHMET EROL 3212893  0532 617 7148
ORTACALAR İLHAN KEKEVA 3122896   0542 390 8576
TEPEYURT CEVAHİR HELVA 3127601 0532 500 3671
ULAŞ ZİYA KILINÇ 3125439  0533 253 3895
ULUKENT NECATİ CANOĞLU 3124821  0538 944 8741
ÜÇIRMAK OSMAN AKDEMİR 3312464  0536 8797491
ÜÇLER MUSA KAZIM ÖZTÜRK 3123680  0542 451 4810
Y.ŞAHİNLER TURAN TORAMAN 3123211  0536 663 0562
YILDIZLI ZİYA BEŞLİ 3412114  0537 451 4521
YOLGEÇEN MEHMET GÜNEY 3126870   0538 866 5408
Son Güncelleme ( Çarşamba, 10 Mart 2010 23:13 )
 

Borçka

e-Posta Yazdır PDF

BORÇKA

Küçülüp gökyüzü girmiş iki üç daraçıya,
Sonra düşmüş upuzun yerde yatan bir fıçıya.

Hasan Çelebi

 

Hopa

e-Posta Yazdır PDF

HOPA

Mustafa Papilanın söylediği kesindir:
‘’Hopa’da cennet veresiye değil peşindir’’

Hasan Çelebi

hopa

HOPA HAKKINDA GENEL BİİLGİ VE KISA TARİHİ

Doğu Karadeniz Bölgesi’nin doğu bölümünde, Artvin’e bağlı bir ilçe olan Hopa’nın doğusunda Gürcistan Cumhuriyeti, batısında Arhavi, güneyinde Borçka ve kuzeyinde Karadeniz bulunmaktadır. Trabzon-Rize-Artvin-Ardahan-Kars-Erzurum ve Gürcistan Cumhuriyeti’ni birbirine bağlayan uluslararası karayolu üzerinde bir kavşak konumundaki Hopa’nın Sarp Sınır Kapısı’na uzaklığı 18 km. uzaklıktadır.

İl merkezine uzaklığı 65 km. dir. Deniz seviyesinden yüksekliği 10 m. olup, en yüksek noktası 1.513 m. ile Yavuz Sultan Selim Tepesidir. Yüzölçümü 289 km2, 2000 Yılı Genel Nüfus Sayım sonuçlarına göre; toplam nüfusu 32.584’tür.

İlçenin ekonomisi tarıma dayalıdır. İlçede üretilen tarımsal ürünler, çay, fındık, mısır, kivi, elma, armut, çeltik, sebze ve turunçgillerdir. Ayrıca balıkçılık da ilçe ekonomisinde önemli yer tutmaktadır.İlçede tarıma dayalı ekonomik yapı son zamanlarda değişmeye başlamış limanın hizmete girmesi, özellikle de "Sarp Sınır Kapısı’nın" açılması ile ihracat ve ithalatta, turizmde, uluslararası nakliyecilikte çok önemli gelişmeler olmuştur.

Hopa yöresinde ilk yerleşimin başlangıcı konusunda yeterli bilgi bulunmamaktadır. Bununla beraber, ilk yerleşenlerin Hurriler olduğu sanılmaktadır. Hurrilerden sonra Azzi ve Hitit yönetiminde kalan yöre MÖ.800’de Kimmerlerin istilasına uğramıştır. Bunu Arsaklı, Pers, Bizans ve Pontus egemenlikleri izlemiştir.

Yavuz Sultan Selim’in Trabzon valiliği sırasında (1490-1512) Osmanlı topraklarına katılmıştır. Gönye kalesinin fethi (1509) ile Sancak haline getirilen Gönye’ye bağlanmıştır. Lala Mustafa Paşa tarafından 1578 yılında merkezi Ahıska olmak üzere Çıldır Eyaletinin kurulması ile bu eyalete bağlanmıştır. Çarlık Rusya’sı ile imzalanan Edirne Antlaşması sonunda (1829) Ahıska’nın bu ülkeye verilmesinden sonra Trabzon eyaletinin bir sancağı olan Batum’a bağlanmıştır. 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi sonucunda Kars ve Ardahan’la birlikte Hopa, Kemalpaşa bucağına kadar, Batum dahil olmak üzere Ruslar’a bırakılmıştır. Bunun üzerine Hopa Rize Sancağına bağlanmıştır. Hopa, 1915 yılında Ruslar tarafından işgal edilmiştir. 1918 yılında imzalanan Brest-Litovsk antlaşması sonucu Ruslar Kemalpaşa yöresini terk etmiş, ilçe 14 Mart 1921'de bu işgalden kurtulmuştur.

 

 

 

HOPA KÖYLERİNİN MUHTARLARI

Köyün adı Muhtarı Telefon
Akdere Köyü Mirza DEMİRCİ 361 37 86 -30 15
Balık Köyü Daim YILMAZ 351 58 33
Başköy Köyü Murat ÖZÇEP 351 58 38 -69 69
Başoba Köyü Ertan YENİGÜL 351 42 27
Çamlı Köy Köyü Nevzat YAZICI 391 21 70
Çavuşlu Köyü Hızır KARABULUT 381 22 66
Çimenli Köyü Fahrettin GÜLCİHAN 381 24 97
Çamurlu Köyü Zihni YILDIZ 361 29 74
Dereiçi Köyü Mete LUKUMCİ 361 25 28
Esenkıyı Köyü Yaşar PAPİLA 351 54 08 -21 21
Eşmekaya Köyü Sinan KIRÇİÇEK 351 31 94
Güneşli Köyü Hüseyin AYDIN 351 55 50
Güvercinli Köyü Zülkif ATASELİM 351 75 57
Gümüşdere Köyü Aslan GÜMÜŞKAYA 361 3044-3590
Hendek Köyü Abdullah TOPALOĞLU 351 54 96 -23 27
Koyuncular Köyü İbrahim ALBAY 381 26 67
Karaosmaniye Köyü Mehmet KARAHAN  
Kaya Köyü Rüştü TATAR 361 39 91
Kazimiye Köyü Murteza AKKAYA 361 36 85
Köprücü Köyü Birol YILMAZ 361 27 02
Liman Köyü Kani AKAYDIN 361 26 02
Osmaniye Köyü S. Süleyman ÜÇÜNCÜ  
Pınarlı Köyü Murat Kemal KÖSE 351 26 02
Subaşı Köyü Osman YILMAZ 381 20 11 -26 53
Sugören Köyü Mehmet Ali BÜYÜK 351 41 18
Sarp Köyü Yalçın ÇAKIR 361 21 92-351 77 87
Üçkardeş Köyü Nihat DEMİRCİ 361 37 49
Yeşilköy Köyü Çoskun BEKAR 391 22 95-351 22 42
Yoldere Köyü Alaattin GEDİK 381 24 16
 
Son Güncelleme ( Çarşamba, 10 Mart 2010 21:59 )
 

Murgul

e-Posta Yazdır PDF

MURGUL

Bakır kokmuş topraklar
Sevgi dolmuş yürekler.

 

Şavşat

e-Posta Yazdır PDF

ŞAVŞAT

Şaha kalkmış duruyor karşıda, yalnız Kaçğar
Şavşatın öyle ağırbaşlı bir ıs’sızlığı var.

Hasan Çelebi

 

Yusufeli

e-Posta Yazdır PDF

YUSUFELİ

Sözü birdir, özü bir; bir yeniçağ dervişi o
Yokluğun tahtına ermişce oturmuş kişi, o

Hasan Çelebi

yeli1

GENEL BİLGİ

Yusufeli, rafting ve diğer su sporları, trekking, dağcılık, av turizmi, kampçılık, fotoğrafçılık, böcekçilik, kelebekçilik, çiçekçilik gibi turizm çeşitlerinin hepsine birden sahip olması ve bunların yanı sıra çok sayıdaki tarihi eserleri, muhteşem doğa güzellikleri ile ender bulunan mükemmel bir turizm yöresidir.Doğal güzellikleri, tarihi ve mimarı dokusuyla doğal ve eşsiz bir turizm cenneti olan ülkemizde Yusufeli'nin de payı küçümsenemeyecek derecede büyüktür.

 İilçenin tarihi geçmişi Eskiçağ dönemine kadar gitmektedir. Ancak asil mimarı yapılaşması orta çağ döneminde bölgeye hakim olan Bağratlılar'ca gerçekleştirildiği görülmektedir. Hıristiyan Bağratlılar zamanından günümüze başta manastırlar olmak üzere bir çok kale ulaşmıştır. XVI.Yüzyıldan sonra Osmanlı topraklarına dahil edilen ilçede bu kez Türk-İslam eserleri yapılmaya başlanmıştır. Osmanlı çağının en önemli yapılar camilerdir. Azda olsa sivil mimarı örneklerinden olan evlere rastlanmaktadır.

 İlçemizin ilk kuruluşu Erzurum sancağına bağlı 1879 yılında “Kiskim” (Bugünkü Alanbaşı Köyü) adı ile gerçekleştirilmiş, kaza merkezi bir müddet sonra Öğdem'e nakledilmiştir. 1894 yılında Ersis'e (Bugünkü Kılıçkaya Beldesi) getirilmiştir. 26 Haziran 1926 tarih ve 877 Sayılı Kanunla Öğdem'e nakledilerek Artvin'e bağlanmıştır.1933 yılında Artvin'in Kaza olmasıyla Yusufeli İlçesi tekrar Erzurum'a bağlanmıştır. 1936 yılında merkezi Artvin olmak üzere kurulan o günkü adı ile Çoruh Vilayetine bağlanmış ve neticede; 16 Şubat 1950 Tarih ve 3531 Sayılı Kanunla bugünkü yerine nakledilerek Yusufeli İlçe Merkezi haline getirilmiştir. İlçemiz bugünkü adını 1912 yılında Dahiliye Vekaletinin emri gereğince “Kiskim ve Keskin” isimleri karıştırıldığından Veliaht Yusuf İzzettin Efendi' nin ismine izafeten almıştır.

TARİHİ ESERLER

TEKKALE KİLİSESİ

dort-kilise

Köyün mezrasında, meskün mahalden uzak, vadinin içinde bulunan manastır, kompleks bir yapı olup, kilise, trapeza ve seminer odası ile bu yapı topluluğunun güneydoğusunda ayrı olarak inşa edilen şapelden oluşmaktadır.Yapı,Bağratlı krallığınca IX.Yüzyıl sonunda kurulmuştur.XVI.Yüzyıldan sonra işlevini yitirerek terkedilmiş olmasına rağmen günümüze ulaşmayı başarmıştır.Yörenin en büyük eğitim amaçlı kurumlarından biridir. Tekkale Köyümüzün 7 km kuzeyinde olup ilçe merkezine uzaklığı yaklaşık 14 km'dir.

İŞHAN KİLİSESİ

DSC_0282a

Köyün içinde bulunan manastır kilise ve şapelden oluşmakta olup, IX.yüzyılın ilk yarısında Bağratlı Gürcülerince yaptırılmıştır.Aynı zamanda Piskoposluk makamı olarak ta kullanılan yapı, XVl .yüzyıla kadar işlevini sürdürmüştür. Osmanlılar döneminde batı bölümü camiye dönüştürülerek, 1983 yılına kadar ibadete açık tutulmuştur.Günümüzde her iki yapıda terkedilmiş durumdadır. İlçe merkezine uzaklığı 34 km olup Olur-Oltu yol güzergahından sol taraftan 10km kadar içerdedir.

BARHAL MANASTIIRI

_DSC2809a

Manastırdan günümüze sadece kilisesi ulaşmış olup, yapı köyün içinde bulunmaktadır.Bir el yazmasına göre Manastır “Vaftizci Yahya” adına, X.Yüzyılda II.Bağrat döneminde inşa edilmiştir.XVI.Yüzyıldan sonra camiye çevrilmiş olup, günümüzde de cami olarak kullanılmaktadır.Tarafımızca tespit edilen H.1184 (M.1770) tarihli III.Mustafa tarafından verilen berata göre, daha önce imam Süleyman'ın ölümü üzerine Ahmet'ın yarım akçe karşılığında imam-hatipliğine getirilişini doğrulayan belge, caminin önemini ortaya koymaktadır. Kilise üç nefli bazilikal planlı olup, dıştan 28.55x18.65 m ölçülere sahiptir. Klise Altıparmak köy merkezinden sol tarafa giden yolun yaklaşık 2 km yukarısındadır.

DEMİRKENT CAMİİ

Köyün merkezinde bulunan yapının kitabesi bulunmadığından kesin olarak hangi tarihte inşa edildiği bilinmemektedir. Orijinalde kilise olduğu anlaşılan yapının en geç XIX.yüzyılda cami olarak kullanıldığı bilinmektedir.kare planlı, ahşap tavanlı, kırma çatılı olan yapının kuzeyinde iki katlı son cemaat yeri ve orijinal olmayan minaresi bulunmaktadır.Yapı, 3.20 m . derinliğindeki son cemaat yeri ile birlikte dıştan 16.25x12.75 m. ölçülere sahiptir.Mihrabı özelliksizken ahşap minberi baştan sona bitkisel motiflerle hareketlendirilmiştir.İki katlı son cemaat yeri yedi ahşap direk üzerine oturtulmuş olup, beş gözlü olarak planlanmıştır.Cepheleri vasıfsız taşla örülmüştür ve sıvalıdır.Kırma çatısında alaturka kiremit bulunmaktadır.Hareme giriş sağlayan kapı kanatları, mahvile ait tüm ahşap aksam ve tavandaki göbek süsü ile yapı görülmeye değer niteliktedir.

 

MUHTARLAR:

YUSUFELİ MUHTARLAR

KÖY/MAH.           ADI SIYADI                           EV TEL.

ALABBAŞI             CAFER BAYRAM               466  821  43  15
ALTIPARMAK       YAŞAR URHANTEKİN         466  826  21  51
ARPACIK               KAZIM ÇAKMAKOĞLU      466  836  23  73
AVCILAR               MEDET TÜYSÜZ                  466  834  21  02
BADEMKAYA        MİKAİL KÖSE                       466  224  71  20
BAHÇELİ                                NACİ DEMİR         466  846  21  25
BAKIRTEPE            MUAMMER İSPİRLİ            466  821  44  39
BALALAN              RUŞEN ERDOĞAN               466  845  20  22
BALCILI                 YILMAZ YILMAZ                  466  824  44  75
BOSTANCI             MEHMET SAR                       466  824  43  01
BIÇAKÇILAR          MUHARREM GÜLMEZ        466  829  21  03
BOYALI                  ABDİ TOPRAKCI                   466  845  20  10
CEVİZLİK               ALİ BEYAZ                             466  842  20  78
ÇAĞLAYAN           FİKRET TOPÇU                     466  831  23  36
ÇAMLICA              ARSLAN YAZICI                   466  842  21  54
ÇELTİKDÜZÜ         AHMET POLAT                     466  839  20  09
ÇEVRELİ                 NURETTİN KILIÇ                  466  839  21  99
ÇIRALI                   SEYFETTİN ULUÇAY            466  811  22  57
DAĞETEĞİ             ZAKİR YILDIRIM                  466  836  22  10
DARICA                 BAYRAM BAYRAK               466  836  25  37
DEMİRDÖVEN      HAFİZ ASLAN PEKER           466  838  20  31
DEMİRKENT          ARİF FETHİ YILDIRIM          466  825  51  54
DEMİRKÖY            KEMALETTİN KÖSE              466  842  20  37
DEREİÇİ                 ABDULLAH AKGÜL             466  846  20  61
DOKUMACILAR   MEHMET TAŞ                       466  821  46  40
ERENKÖY              KEMAL RAŞİT AKGÜN        466  828  20  56
ERDEMLER            MEVLÜT ERDEM                  466   811 32  43
ESENDAL               MEHMET PEKER                   466  823  46  06
ESENYAKA            MEHMET HANEFİ GENÇ     466  825  54  99
EVREN                   OSMAN KÜÇÜKALKAN      466   811 38  66
GÜMÜŞÖZÜ         MUSA ALKAN                      466  836  21  71
GÜNYAYLA           ALİ OSMAN ALAN              466  827  20  34
HAVUZLU             ALİ CELLAT                           466  825  55  48
HASANAĞA          SÜLEYMAN YİĞİT                466   811 29   01
İNANLI                  EKREM TUNÇ                      
IRMAKYANI          İSMAİL ŞİMŞEK                    466  811  30  67
İŞHAN                    İSHAK UZUN                        466  836  22  20
K.KARABEKİR       KADİR YILMAZ                     466   811 31  03
KILIÇKAYA            RECEP KAYAOĞLU              466  822  60  84
KINALIÇAM          ŞAHVELET KILIÇ                   466  833  20  33
KİRAZALAN          ERDİNÇ İSTANBULLU         466  827  22  20
KÖMÜRLÜ            HALİS KILIÇ                          466  825  54  70
KÖPRÜGÖREN     ALİ OSMAN KAYA               466  821  45  61
KÜPLÜCE              EKREM ÇELİK                        466  824  44  61
MERKEZ                 HÜSEYİN ÇELİK                    466   811 28   51
MORKAYA            İSMAİL AKBUĞA                 466  833  20  64
MUTLUGÜN         HALİT TOPRAK
NARLIK                  POLAT ÜNLÜ
ORMANDİBİ         ALİ DEMİR                            466  841  20  11
ÖĞDEM                 MUSTAFA GÜNAY              466  843  20  26
ÖZGÜVEN             İBRAHİM FURTUNA            466  824  41 00
PAMUKÇULAR     HÜSNÜ KAHVECİ                466  836 20  24
SEBZECİLER           YAŞAR ÇORUH                     466  825  54 98
SERİNSU                FEVZİYE GÖRKEMLİ            466  845 20  53
SÜTLÜCE               RECEP DUMAN                    466  834  20  24
TARAKÇILAR         TARAKÇILAR                        466  825  54  06
TAŞKIRAN             AHMET CENGİZ TURAN      466  824  42  64
TEKKALE                HALİL ERGEN                       466  811  34  51
YAĞCILAR             SÜLEYMAN KELEŞ               466  831  21  97
YAMAÇÜSTÜ        ATABEK KAYA                      466  834  20  26
YARBAŞI                HÜSEYİN ÇAKIR                   466  831  21  49
YAYLALAR            İSMAİL ALTUNAY               466  832  20  01
YENİKÖY               SALİH ÖZKAN                      466   833 20  79
YOKUŞLU              ARİF ŞİRRET                          466   821 45  63
YÜKSEKOBA         MEHMET KARAGÖZ            466   824 44  95
YÜNCÜLER           MUSTAFA ÇİÇEK                  466   844 20  73
ZEYTİNCİK             MUSTAFA YILDIRIM           466   831 21  10
Son Güncelleme ( Çarşamba, 10 Mart 2010 18:01 )
 

Üye Girişi

İçerik güncelleme


Fotoğraf Galerisi

Deriner Bar...
Image Detail
Artvin
Image Detail
Karçallar /...
Image Detail
Karçallar /...
Image Detail

İstatistikler

Üyeler : 61
İçerik : 67
İçerik Tıklama Görünümü : 33166

Anket

Yeni sitemiz nasıl olmuş?