
Artvin’in derelerini temsil eden Platform üyeleri meydana sığmadı. Vatandaşların ve köylerden gelen halkın yoğun katılımı ile gerçekleştirilen “HES’lere Hayır” mitingine Ardanuç Derelerin Kardeşliği Platformu, Murgul Derelerin Kardeşliği Platformu, Borçka Derelerin Kardeşliği Platformu, Kemalpaşa Derelerin Kardeşliği Platformu, Fındıklı Derelerin Kardeşliği Platformu Bursa, Artvin Su Platformu ve Yeşil Artvin Derneği katıldı.
Miting alanının dar gelmesi dolayısı ile katılımcılar alana sığmadı. Mitinge yaklaşık 3.500 kişi katıldı."Su temel haktır, satılamaz" yazılı dev pankartın karşısında "Su hayattır satılamaz", "Bu vadide satılık su yok", "Dereler özgür akacak" ve "HES´ lere geçit yok" pankartları açıldı, "HES´ lere Hayır" sloganları atıldı.

Şavşat Kaymakamlığının daha önce Hükümet Konağı önüne verdiği miting iznini iptal etmesi nedeniyle küçük bir alanda yapılan mitinge katılan vatandaşlar alana sığmadı. Polis miting çevresinde geniş güvenlik önlemi aldı, jandarma ise ilçe girişinde arama noktaları oluşturdu
BU ALAN BİZE YETMEZ DEDİK. ANLATAMADIK!
Miting Programının organizasyonluğunu Şavşat Derelerin Kardeşliği Platformu gerçekleştirdi. Sunuculuğunu Platform sözcüsü Mümtaz Temiz’in yaptığı mitingde çeşitli döviz, pankart açıldı ve sloganlar atıldı. Saat 11.30’da başlayan mitingin açılış konuşmasını yapan Mümtaz Temiz, HES karşıtı eylemleri birkaç kendini bilmez kişilerin eylemi olarak görenlerin bugün alanı gördüğünde ne söyleyeceklerini merak ettiğini belirterek şunları söyledi;

“Bize üç beş kendini bilmez diyenler, gelin bakın kaç kişiyiz? Bizi küçümseyenler hani neredesiniz? Gelin de görün bu alayı. Halk burada. Ben bu alanın bize yetmeyeceğini yetkililere bildirdim. Onlar inanmadı. Bakın bu alan bize yetmedi. Ama biz demokratik eylemimizi her şekilde her şartta yapabilecek inanca sahip insanlarız. Mitingimize destek veren Rize Fındıklı Derelerin Kardeşliği Platformu’na, Bursa-Artvin Su Platformu’na, Ardanuç, Artvin, Borçka, Murgul, Kemalpaşa Derelerin Kardeşliği Platformuna ve Yeşil Artvin Derneği’ne çok teşekkür ediyorum.
5 KİŞİNİN HESABI SORULMADI!
Burada konuşmasına devam eden Tertip Komitesi Başkanı Mümtaz Temiz, geçen yıl bu tarihte Tigrat Deresi üzerindeki bentlerin yıkılması sonucu sel sularına kapılarak hayatlarını kaybeden 5 kişinin ölüm yıldönümünde bu mitingi düzenlediklerini belirterek, olayda hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diledi. Temiz, "Ancak aradan bir yıl geçmesine rağmen hesap sorulmadı. Katil de, işbirlikçi de bu devletin yanlış hesaplarının yanında saf tutan bürokratlardır. DSİ yetkilileri, şirket yetkilileri ve sözcüleri gibi ÇED raporu düzenliyorlar. Onlara sorarsanız her şey güllük gülistanlık, ne moloz dökülüyor, ne gürültü oluyormuş, ne ormanlar kesiliyormuş. 49 yıllığına arazimizi kiraladıktan sonra 49 yıl sonra bu doğada hiçbir şey bulamayacağız" dedi. Temiz, ayrıca miting için afiş asan tertip komitesinden 5 arkadaşlarına 500´er TL para cezası kesildiğini ve 2 arkadaşlarının gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldığını hatırlatarak, "Tüm engellemelere rağmen Şavşat´taki bu alanı doldurduk. Onlar bizi yıldıramayacak" diye konuştu.

15 Temmuz 2009 günü Tigrat Deresi üzerinde DSİ tarafından yaptırılan tensip bentlerinin yıkılması sonrasında meydana gelen sel felaketinde suya kapılan Lütfiye Acar, Özgen Demiral, Dildar Demiral, Mavinur Durmuş ve Selin Demirel hayatını kaybetmişti
"Bölgemizde yapılmak istenen HES ´ler cinayettir
YALANLARINIZA KANMAYACAĞIZ!
İlk konuşmayı yapan Şavşat Dereleri Kardeşlik Platformu Üyesi Erkan Evbaşı, suyun sadece insanın değil, bütün doğanın en doğal ve hayati kaynağı olduğunu, ölümcül hastanın yaşama tutunurken yakınlarından istediği tek şey olduğunu anlatarak şunları söyledi;

“Bu güzel ülkenin bütün değerlerini özelleştirme adı altında haraç mezat birilerine peşkeş çekenler yolun sonuna geldiler. Artık derelerden, vadilerden, meralardan, madenlerden başka bir şey kalmadığını görmüş olacaklar ki, en kolay rant kaynağı olarak sularımızı gördüler. Elektrik üreteceğiz, istihdam sağlayacağız diye halkımızı kandırmaya çalışanlara soruyoruz; Sizler PETKİM’i, SEKA’yı, TELEKOM’u TÜPRAŞ’ı, limanları satarak on binlerce kişiyi işsiz, aşsız bırakmadınız mı? Kimi kandırıyorsunuz! Bu satışlarınızla, yerli ve yabancı ortaklarınızın refah düzeyini artırırken hakkını arayan binlerce işçiyi soğuk kış günlerinde Ankara sokaklarında havuzlara dökmediniz mi? Biz sizin yalanlarınıza kanmayacağız!
Erkan Evbaşı konuşmasının devamında bürokratlara ve yöneticilere seslenerek atanmışların seçilmişlerin ve işbirlikçilerin bu talanı kolaylaştırma noktasında çok büyük sorumluluk altında olduğunu dile getirerek sözlerini şu ifadelerle bitirdi;

Sizler belki çekip gideceksiniz. Ama nereye gitseniz bu vebalin altından kalkamazsınız. Yöre halkları, muhtarlar, bu canilere yer veren, toprağını satmak isteyen kim varsa, sessiz kalarak, neme lazım diyerek talana göz yumanlar gelecek kuşaklara karşı, çocuklarımıza, geleceğimize karşı sorumludurlar. Bizler suyun ticari bir meta haline dönüştürülmesine daima “HAYIR” diyeceğiz. Bu konuda hiçbir kurumla pazarlığa oturmayacağız. HES şirketleri bölgemizden defolup gidinceye kadar suyun başında olacağız.
HUKUKU HİÇE SAYIYORLAR. MAHKEME KARARLARINA UYMUYORLAR!
Papart Dereleri Koruma Yaşatma Derneği adına konuşan Ayvaz Işık, HES’lerin Artvin için çok büyük soru haline geldiğini, ilk darbeyi alan yerlerden birinin Papart Deresi olduğunu vurgulayarak şunları söyledi;
”Papart Deresi üzerine yapılması planlanan HES’lere karşı açılan davalarımızı kazanmamıza rağmen maalesef hukuku hiçe sayarak çalışmalarını sürdürüyorlar. HES şirketleri yangından mal kaçırır gibi acele çalışmalar yürütüyor. Bugün sizleri Papart Vadisi’ne davet ediyorum. Göreceksiniz çalışmalar devam ediyor. Hukukun çiğnendiği bir durum yaşanıyor. Biz Yöre halkı olarak sonuna kadar direneceğiz. Bunu buradan açık ve net olarak duyuruyoruz.
Şavşat Derelerin Kardeşliği Platformu Üyesi Mehmet Gürkan da HES’lere karşı Türkiye’nin dört bir yanında çığ gibi arttığını belirterek, tüm derelerin kardeşliği ve HES karşıtı göstericilere selamlarını gönderdi, Gürkan şunları söyledi;

“Bugün bu meydan artık açık ve net bir mesaj veriyor. Artık HES’leri bundan önce olduğu gibi elini kolunu sallaya sallaya yapamayacaklar. İhaleyi alanlar bir düşünecekler. Çünkü biz suyumuzu asla vermeyeceğiz. Su bizim canımız kanımız, geleceğimiz. Onun için bu işin şakası yoktur. Biz konuştuklarımızla, eylemlerimizle gayet çok ciddiyiz. Bunu yetkililere, Ankara’ya herkese duyuruyorum, sesleniyorum.
ULUSLAR ARASI SERMAYE SULARIMIZA SALDIRDI!
Derelerin Kardeşliği Platformu Yürütme Kurulu Başkanı Mehmet Gürkan da, sayıları her geçen gün artan HES projelerine karşı artık direnmekten başka çareleri kalmadığını belirterek "Uluslararası sermaye Türkiye´deki yerli işbirlikçileri ile sularımıza saldırdı. Bu bölgenin insanları susuz yaşayamaz. Bunu bilmiyorlar. Karadeniz halkını yok etmeye çalışıyorlar. Biz yok olmak istemiyoruz. Dün Karadeniz Sahil Yolu´nu yapma bahanesiyle geldiler. Sahilimizi aldılar, direnemedik, ses çıkaramadık. Tapu ve kadastro ile geldiler, 50 yıldır kullandığımız tarlalarımızı aldılar, yine ses çıkaramadık. Şimdi ise santrallerle suyumuzu alacaklar. Su yaşamdır. Yaşamımızı çalmaya geliyorlar. Biz susuz yaşanmayacağını Fırtına Vadisi´nde dönemin Başbakan´ı Mesut Yılmaz´a haykırdık ve yaptırmadık. Halk olarak direndik. Bugün onların sermayesi varsa inanın bizim gücümüz, halkın gücü onlardan daha fazladır" diye konuştu.

HUKUKA SAYGIZSIZLIK YAPILIYOR!
Artvin’de bir çok HES davası açan ve hepsini kazanan Yeşil Artvin Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Bedrettin Kalın, hukukî süreçte başarı kazandıklarını ancak mahkeme kararların rağmen HES şirketlerinin çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek şunları iletti;
“Bakın en son meydancık Papart Deresi’nde yapılan DİYO HES inşaatının Rize Bölge Mahkemesinin Yürütmeyi Durdurma kararına rağmen çalışmaların sürdürdüğünü öğrendim. Bu hukuka saygısızlıktır. Bir ülkede adalete saygı duyulmuyorsa, orada çok vahim bir durum var demektir. Bu mitingin ardından Papart Vadisi’ne gidip orada yapılan kanunsuzluğu protesto edeceğiz. Orada bir basın açıklamasında bulunacağız. Ben, bugün gördüğüm bu güzel tablodan ötürü hepinize çok teşekkür ediyorum.
ASIL TEHLİKE ÇOK DAHA DERİNLERDE!
Ardanuç Derelerin Kardeşliği sözcüsü Kamile Kaya ise tıpkı Ardanuç- Şavşat sınırı gibi dertlerinin de ortak olduğunu, ortak dertlerin çözümü için ortak hareket etmek için Şavşat’ta olduklarını belirterek şunları söyledi;
“Ardanuç’ta da 20 Temmuz 2010 Salı günü yapacağımız mitinge şimdiden hepinizi davet ediyorum. Biz birlik olduğumuz sürece HES’ler ne Ardanuç’a ne Şavşat’a ne başka bir yere girebilir.
Tehlike çok daha derinlerde, tehlike çok daha gerilerdedir. Bugün bize yetmeyen suyun güya fazlasını (!) almak isteyenler yarın bizleri suyun yanına bile yaklaştırmayacaklar. Bugün yaptıkları çalışmanın çok masumane ve ülke yararına olduğunu söyleyenler yarın kendi su özel güvenliklerini kuracaklar. Bugün yatırımcı adı altında bölgemize gelenler yarın “SU EFENDİSİ” olmak amacındadırlar. Ben şimdi sizlere soruyorum; sularımıza efendi istiyor musunuz? Biz bugün topraklarımızın, sularımızın “enerji” bahanesi ile kapitalistlere peşkeşe çekilmesine ‘dur’ demek için buradayız. HES’lerin lisanslarının derhal iptal edilinceye kadar mücadelemiz sürecek…
UYUYAN BABALARIN UYANIK GENÇLERİ BENİ MUTLU ETTİNİZ!
83 yaşındaki Mahmut Ocaklı da söz isteyerek duygularını paylaşmak için kürsüye geldi. Mahmut Ocaklı gençleri gördüğünde çok duygulandığını, geçmişte bunu yapamadıklarını söyleyerek şunları ifade etti;

“Uyuyan babaların uyumayan, uyanık gençleri. Beni bugün çok mutlu ettiniz. Çok duygulandırdınız. Geçmişte maalesef babalarınız sizin gibi yapmadı. Yıllar önce de Artvin’de sorunlar yaşandı. Murgul’da çıkarılan maden Samsun’a gitti kimseden gıkı çıkmadı. Ama bugün sizi gördüm. Siz bu HES şirketleri’ne suyu asla vermeyeceksiniz. Ben bu yaşımdayım. Bunlara karşı direneceğim.”
BAŞBAKAN TEYZESİNİ HALASINI İKNA EDEMEDİ. ŞAVŞAT HALKINI MI İKNA EDECEK?
Arpalı Köyü’nden ev kadını ilkokul mezunu Sacide Koşar’ın konuşması da 83 yaşındaki Mahmut Koşar’ın konuşması kadar etkili oldu. Sacide Koşar konuşmasında şunlara değindi;
“ Bugün burada yaşam hakkımızı savunmaya geldik. Susuz yaşam olur mu? Türkler Orta Asya’dan neden göç ettiler? Bizi göçe zorlayacaklar. Ama biz göç etmeyeceğiz. Suyumuza da toprağımıza da, ülkemiz de sahip çıkacağız. Suyumuzu 3-5 patrona peş-keş çektirmeyeceğiz. Dünyada canlıları, insanları susuz bırakacak hukuk kuralları yoktur. Suyumuzu satanlara soruyorum; sizin için 3-5 patron mu önemlidir, yoksa Şavşat halkı mı?
Sayın Başbakanımız Rize’de suları sattı. Rize halkı büyük bir direnişe geçti. Sayın Başbakan teyzelerini, amcalarını, yengelerini, dayılarını bile ikna edememiş. Onları razı edememiş. Şavşat halkını nasıl ikna edecek? Bütün siyasi partilere sesleniyorum; Sularımızın satışına engel olmak için sizi en önde görmek istiyoruz. Gelin birlikte halkın yanında mücadele edelim.

Kadın arkadaşlar; Biz hayatın her alanında varız. Tarlada işyerinde; evde, her yerde. Bütün zorluklara katlanıyoruz. Mutfakta, bostanda, tarlada susuzluğun ne demek olduğunu çok iyi biliyoruz. Onun için bu mücadelede erkelerden geri kalmayacağız.
Ev kadını Şaver Ocaklı da su uğruna her şeyi göze aldığını gerekirse kendisini dozerlerin, iş makinelerinin önüne atacağını, canını feda edeceğini söyledi.
Şavşat Derelerin Kardeşliği Platformu sözcüsü Mümtaz Temiz miting sonunda yaptığı konuşmada bugün beklentilerinin çok çok üstünde büyük bir katılımla karşılaştıklarını, HES konusu ve su satışı davasının artık üç beş kişinin değil halkın davası haline geldiğini söyleyerek sözlerini şu ifadelerle noktaladı.
“Programın başında haykırdım. Biz 3-5 kendisini bilmeyen kişiler değiliz. Biz halkız. Hakkımızı sonuna kadar savunacağız. Bizi yalnız bırakmayıp bu meydanı dolduran tüm katılımcı arkadaşlarıma en içten duygularımla teşekkür etmek istiyorum.”
VALİ VE KAYMAKAM SUÇ İŞLEMEKTEDİRLER!
Şavşat “HES’lere Hayır” mitinginin ardından Mahkeme kararına rağmen çalışmalarına devam ettiği iddia edilen Papart Vadisi’ne hareket edildi. Çalışma alanında sözlü olarak bir basın açıklaması yapan Avukat Bedrettin Kalın mahkemelerin “Yürütmeyi Durdurma” kararına rağmen burada halen çalışma yapılması anayasal bir suçtur. Bu kanunu hiçe saymaktır. Burada Sayın Vali ve Şavşat Kaymakamı suç işlemektedirler. Biz Rize Bölge İdare Mahkemesi’nin kararını kendilerine ilettik. Buna rağmen burası çalışmasını sürdürüyor. Biz bu hukuksuzluktur. Mahkeme kararlarını hiçe saymaktır. Yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Biz demokratik ve hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacağız. Alınan kararların yakın takipçisi olacağız.
Şantiye sahasında yapılan basın açıklamasının ardından olaysız dağılan protestocular daha sonra araçları ile Meydancık’tan ayrıldı…







Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için