ARDANUÇ
Tanrısal çığlığın üflendiği toprak, burası…
Varsa dünyada cehennem bu; Cehennem Deresi.
Hasan Çelebi


ARDANUÇ’UN TARİHİ
Hazırlayan: Tuncer BAYIK
Tarih Öğretmeni
Ardanuç Karadeniz Bölgesinin Doğu Karadeniz bölümünde yer almaktadır.Ardanuç,yönetim bakımından Artvin iline bağlı olup,il merkezine uzaklığı 35 km. dir. Ardanuç ilçesi;Kuzeyden Şavşat ilçesi,doğudan Ardahan ili ve Göle ilçesi,güneyden Erzurum ili ve Yusufeli ilçesi,batıdan ise Artvin ili ile sınırlanmıştır.
İlçe merkezi ise;kuzeyden Tütünlü ve Beratlı köyleri, doğudan Kızılcık ve Harmanlı köyleri,güneyden Sakarya Köyü, batıdan ise Ferhatlı Köyü ile çevrilidir.
Ardanuç ilçe merkezi doğusundaki Yalnızçam Dağlarından kaynaklanan Ankliya deresinin Aydın deresi ile birleştiği yerde yer almaktadır.Ardanuç'un batı tarafında Türkiye'nin en büyük kalyonu olan dünya sıralamasında da önemli yer tutan "Cehennem Deresi"bulunmaktadır.
Bu ilçe merkezinde konutlar genelde alüviyal düzlükte ve bu düzlükten itibaren yavaş yavaş yükselen bir yamaç üzerinde kurulmuştur.
Ardanuç yerleşim alanının yükseltisi yaklaşık olarak 470-670 metreleri arasındadır.2000 yılı genel nüfus sayımına göre genel nüfusu 14.477,ilçe merkezinin nüfusu ise 5.278'dir.Ardanuç'ta nüfusa kayıtlı insan sayısı 40071'dir.Resmi rakamlara göre genel nüfusun %65'i dışarıya göç etmiştir.
Ardanuç'ta halkın başlıca geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Ayrıca yörede yapılan ormancılıkta halkın geçim kaynakları arasında yer almaktadır.Coğrafi yapısından dolayı tarımsal faaliyetlerticari olmaktan ziyade halkın kendiihtiyaçlarını karşılamak şeklindedir.Karadeniz bölgesinde yer almasına rağmen ilçede genel olarak karasal iklim hakimdir. İlçenin yüzölçümü 969 km2,rakımı ise 475'dir.
Önce Gevhernik sonra da Ardanuç ve Akçakale adını alan, zaman zamanda Ada kale olarak bilinen içemiz tarihi, arkeolojik bulgulara göre M.Ö. X - VIII bin yıllarına kadar uzanıyor.
Tarihi çeşirli deöenmlerinde gerek doğu-batı geçiş bağlantıları gerekse kalesinin sağladığı avantajlar sayesinde krallıklara başkentlik yapmıştır.
Adanuç ve çevresinde yerleşmenin başlangıcı M.Ö. 2000'li yıllarda Hurriler ve Mittanilere dayanmaktadır. Ardanuç ve çevresi kayıtlara ilk olarak Urartukar zamanında geçmiştir. Urartulardaki "Güneş Tahrısı" Ardi 'nin adına tapınaklarla ilgisi olabileceği zannedilmektir.
Urartulardan sonra İskitler hakimiyet kurmuşlarıdır. Ünlü İskit hükümdarı Efrasyab (Alp Er Tunga) zamanında federasyon kurulmuştur. Daha sonra sırasıyla M.Ö. 150'de Arsaklılar, 536' Bizanslılar Ardanuç 'a hakim olmuşlardır. Bizans kaynaklarından Ardanuç'tan "Kalmak" diye bahsedilmektedir. Bizans'tan sonra Bagratlılar. Ardanuç'ta ünlü Bagrıtlı kralı "Aşut'un kulesi" kalmıştır. Ardanuç 744 yılında Bagratlı Krallığının başkenti olmuştur.
Ardanuç’ta 1267-1678 yılları arasında Kıpçakların Ortodoks Atabekler Hükümeti varlık sürdürdü. Yapılan araştırmalar yöre insanlarının menşeinin Kıpçaklara bağlı “Meshet Türkleri’ne “(Ahıska) dayandığı ifade edilmektedir. Ardanuç kısa bir sürede Moğol işgali altında kalmıştır.
Osmanlı Devleti’nde Kanuni Sultan Süleyman döneminde, Erzurum Beylerbeyi Çerkez İskender Paşa tarafından 1551 yılında Ardanuç fethedildi. Iskender Paşa Ardanuç’ta Akkoyunlulardan kalma eski bir caminin kalıntılarını onarttırarak buraya bir boyahane ile 61 dükkan vakfeylemiştir.
Ardanuç bu dönem sancak merkezi yapılmıştır. Ayrıca İ.Paşa Ardanuç’tan Kanuni Sultan Süleyman’a bir adet çok değerli “lal kadeh” göndermiştir.
93 harbine kadar Osmanlı yönetiminde kalan Ardanuç 1878 Berlin antlaşması ile Rusya’ya terk olunmuştur. 40 yıl Rusya idaresinde kalan yöremiz sıkıntılar geçirmiş ve bu dönemde halk göçe zorlanmıştır. (nüfusu değiştirmek için) 1917 yılındaRusya’da çıkan Bolşevik İhtilali sonrası 1918 Brest Litovski Antlaşmasıyla İşgal altındaki yerler tekrar ana vatana kayılmıştır.
30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşmasıyla İngilizler tarafında işgal edilen yöremiz, Ermenilerin kanlı eylemlerine sahne olmuştur. Yörede yaşanan sıkıntılar şairler ve ozanlar tarfından da dile getirilmektedir. Ardanuçlu ozan Efkari durumu şöyle ifade ediyor.
“Saltanat elinden yurt kayboldu
Ağlasak ne olur, gülsek ne olur
Dinleyen yok dava, ret kayboldu
Yaşasak ne olur, ölsek ne olur ’’
15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa emrindeki kuvvetler Ermenilerle yaptığı savaş sonunda 3 Aralık 1920 Gümrü Barış antlaşmasıyla Misak-ı Milli sınırlarına ulaşıldı.
Kısa süreli Gürcü işgali ardından TBMM’nin girişimleri ve Deli Halit Paşa emrindeki kuvvetlerle işgal 23 Şubat 1921’de sona erdirildi. 7 Mart 1921’de resmi kuvvetlerin gelmesi ile Ardanuç resmen ebedi olarak Anavatana katılmış oldu.
Ardanuç1 Ağustos 1945 tarih ve 4769 sayılı kanunla Artvin iline bağlı ilçe olmuştur.
ARDANUÇ’UN KÖYLERİ:
Akarsu, Anaçlı, Avcılar, Aydınköy, Aşağıırmaklar, Aşıklar, Çakıllar, Çıralar, Örtülü, Ballı, Bağlıca, Beratlı, Bereket, Boyalı, Bulanık, Cevizli, Ekşinar, Ferhatlı, Gökçe, Güleş, Gümüşhane, Geçitli, Hamurlu, Harmanlı, Hisarlı, Kapıköy, Karlı, Kaşıkçı, Konaklı, Kutlu, Kızılcık, Müezzinler, Meşeköy, Naldöken, Ovacık, Peynirli, Sakarya, Soğanlı, Tütünlü, Tepedüzü, Torbalı, Tosunlu, Ustalar, Yolağzı, Yolüstü, Yukarıırmaklar, Zekeriyaköy, İncilli.






